Anasayfa
Resim Sözlüğü PDF Yazdır E-posta
Yazar Administrator   
Cuma, 07 Kasım 2008 16:31


A 
Alegori:
Bir nesne ya da kavramın figüratif olarak betimlenmesi, resmedilmesi.

Altın Oran:
Bir geometrik biçimde varlığı kusursuzluk ve üstünlüğe eşit olan oran. Rakamsal olarak 1.618 şeklinde ifade edilir.

Amorf:
Biçimi belirli bir şekle uymayan nesne.

Asimetri:
Resim içinde herhangi bir nesnenin ya da tümünün kendi ekseninden ortadan ikiye bölündüğünde elde edilen iki parçanın kompozisyonu oluşturan tüm öğelerce eşit olmaması durumu.

Atmosfer:
Sanat eserinin oluşturduğu ruh hali.


B
Bakış Açısı:

Sanatçının durduğu varsayılan nokta.

Biçim:
Bir objenin algılandığı haldeki gerçekliği.

Birlik:
Bir resimdeki tüm öğelerin amaca uygun bir uyum içinde, koordine bir şekilde yansıtılması.

Boyut:
Somut ölçülerle belirlenecek büyüklük anlamına gelen bu kavram, resim sanatında eserin algılayıcıyla olan ilişkisini tanımlamak için de kullanılır.

D
Çeşitlilik:
Resmi, dolayısıyla kompozisyonu oluşturan alt öğelerin oluşumunda farklı ve zengin kullanımlara gidilmesi.
Çizgi:
Uzunluğuyla kıyaslandığında kalınlığı çok az olan şerit. Kompozisyonu yönlendirme konusunda son derece önemli bir öğedir.
Çizgisel:
Bir çizgi doğrultusunda yapılmış.
Dekolaj:
Üst üste yapıştırılmış, afiş ya da benzer malzemeden oluşan bir tür kolaj.

Denge:
Klasik anlayışla simetrinin yardımıyla elde edilen; ancak asimetrinin kullanımıyla da "dinamik denge" denilen bir alt türünün elde edildiği sanat öğesi.

Derecelendirme:
Ton değişimleri ve tarama yöntemleriyle dereceli etkinin yaratılması.

Derinlik:
Tamamen bir yanılsama olan, resimde yaratılan planlarla verilen derinlik hissi.

Doku:
Bir resmin yüzeyinin görünümü veya hissedilmesi.

Düzlem:
Mekan kavramının iki boyuta indirgenmiş yatay veya dikey uzantısı.

C
Ekorşe:
Canlı figürlerin kas yapılarını gösterebilmek amacıyla, deriyi yüzülmüş olarak betimleyen anatomik çizim.

Eksensel:
Belirli bir eksenin doğrultusunda oluşturulmuş kompozisyon.

G
Figüratif Sanat:
Soyut ve figüratif olmayan akınlara karşı çıkan, yalnızca gerçek olanı resmeden sanat anlayışı.
Geçiş:
Klasik kompozisyonlarda biçimsel devamlılığı sağlamak ve bütünlüğü korumayı sağlayan öğe.

Gölge – Işık Dağılımı:
Gerçeğe daha yakın resimler oluşturmak amacıyla kullanılan tonlama tekniği.

H
Hacim:
Modle etme ve tarama teknikleriyle elde edilen yanılsama.

Hareket:
Durağan olmayan, devinim varmış gibi görünen resimsel bölümler.

I
Işık – Gölge:

Resmin aydınlık, karanlık öğeleri.

İkonografi:
Simgesel dil.

K
Kadraj:
Birçok görsel sanatta kullanılan, resmedilen sınırların çerçevesi.

Kapalı Kompozisyon:
Resmedilen öğenin yalnızca bir kısmı ile değil, tüm gerçekliğiyle eserde bulunması.

Karşıtlık:
Zıtlık üzerine kurulan ve doğru anlatım için en önemli öğelerden biri.

Karşı Sanat:
Geleneksel sanat öğretilerine karşı çıkan Dadacılar tarafından öne sürülen bir terim.

Kısaltım:
Figürlerin boyutlarının derinlik duygusu vermek amacıyla değiştirilmesi; bir perspektif türü.

Kolaj:
Her türlü basılı ve çizili malzemeyi yeniden bir yüzeye yapıştırarak oluşturulan, Dadaizm'in doğurduğu bir resim tekniği.

Kompozisyon:
Bir resimde öğelerin düzenlenmesi.

Kontür:
Dış çizgi.

Kroki:
Yapılacak resmi ana hatlarıyla gösteren skeç.

M
Mekan:
Sanatçıların faydalandığı yanılsamalar arasında en önemlilerinden biri. Renklerin ve yerleştirmenin yardımıyla elde edilir.

Monokromi:
Tek renklilik.

Motif:
Bir eserde tekrarlanan çizgi ve renklerin tümü.

N
Naif Resim:
Sanat eğitimi almamış kişilerce yapılan, ham resim.

Nonfigüratif Sanat:
Gerçekliğe gönderme yapan öğelerin kullanımına karşı çıkan sanat anlayışı.

Nü:
Sanatta çıplak kadın figürüne verilen ad.

O
Oran:
Proporsiyon; resmedilen öğelerin parçalarının birbirleriyle ve bütünle olan ilişkisi.

Özgün Baskı:
Çeşitli basım teknikleriyle çoğaltılan, bu amaç için üretilmiş eser.

P
Palet:
Yağlıboyada kullanılacak boyaların tüpten sıkılarak üzerine konulduğu ve karıştırıldığı, genellikle kontrplaktan yapılan malzeme.

Panorama:
Bir dış mekan manzarasını çok geniş bir bakış açısıyla betimleyen resim.

Pentür:
Yağlıboya tablo.

Perspektif:
İki boyutlu bir düzlemde, üç boyut hissi vererek oluşturulan yanılsama.

Pigment:
Boyanın renk verici ana maddesi.

Polikromi:
Çok renklilik.

R
Renk:
Sarı, mavi ve kırmızı üç temel renktir. Siyah bir renk olmamakla beraber; beyaz ise renk tayfındaki tüm renklerin birleşimidir.

Retrospektif:
Geriye bakış.

Ritm:
Resimde kullanılan biçimlerin akıcılığı ve devamlılığı.

Röprodüksiyon:
Bir sanat eserinin çoğaltılması.

S
Sıcak:
Toprak tonları ve kırmızı ile sarıdan elde edilen tüm renklerin dahil olduğu, sıcaklık hissi veren renk grubu.

Simetri:
Resim içinde herhangi bir nesnenin ya da tümünün kendi ekseninden ortadan ikiye bölündüğünde elde edilen iki parçanın kompozisyonu oluşturan tüm öğelerce eşit olması durumu.

Soğuk:
İçine beyaz katılmış, gri ve mavi ağırlıklı, soğukluk hissi veren renklerin oluşturduğu grup.

Şasi:
Üzerine tuval gerilen ahşap çerçeve.

Şövale:
Resim sehpası.

T
Ters Perspektif:
Kaçış noktasının resmin içinde değil, algılayan kişinin yakınlarında olduğu perspektif türü. Bu şekilde yapılmış resimlerde seyirciye uzak olan nesneler gitgitde küçülmek yerine büyürler.

Ton:
Boyalı cismin aydınlık ve karanlıklık dereceleri.

Tuval:
Yağlıboya resim yapmak için kullanılan yüzey.

U
Uyum:
Bütünü meydana getiren parçaların kendi içlerindeki iletişimi.

V
Valör:
Tona ait kuvvet.

Y
Yanılsama:
Resimsel öğelerin eseri gerçekliğe çok yakınlaştırması, hatta ayrılmaz hale getirmesi sonucu oluşan illüzyon.

Son Güncelleme ( Perşembe, 20 Kasım 2008 01:24 )